
Bazı araştırmalar, sahip olduğumuz mikrofloranın doğum sırasında annelerimizden bize geçtiğini öne sürüyor. Bu bilim insanlarının savı, söz konusu mikroskopik organizmaların, doğumumuzdan itibaren vücudumuzdaki iyi bakterileri besleyip, patojenik yani kötü bakterilerle savaştığı.
Bağışıklık sistemi ile ortaklaşa çalışan bu organizmalar, cildimizin dış etkenlere karşı olan kalkanını güçlendiriyorlar.
Cilt temizliğinin günümüzde neredeyse obsesyona varan bir durum olması da işleri kötüleştiriyor gibi görünüyor. Asit içeren losyonlar, peeling maddeleri, antibiyotikler ve antimikrobiyal sabunlar, yüzey bakterilerini yok ederek bağışıklık sistemimizi bozabiliyorlar.
Geçen sene FDA, on dokuz antimikrobiyal kimyasalın kullanımını yasakladı. Çevresel toksinlerin, ultraviyole ışınların, stresin ve sıkı diyetlerin sonucunda, mikrobiyomumuzu, insan türünün varoluşundan beri ilk kez bu denli tehdit altında bırakıyoruz. Aman dikkat…